Antalya Müzesi Müdürlüğü

BADEMAĞACI HÖYÜK

Bademağacı Höyük

            Antalya İline bağlı Bademağacı Höyük; Burdur’dan Antalya’ya giden modern karayolunun 75. kilometresinde ( Antalya’ya 55 km.)  Anadolu Yaylası’nı Akdeniz sahil kesiminden ayıran Toros Dağları’nın kuzey yamaçlarına bitişik küçük bir ova içinde yer alır.

            Ayrıca antik çağ coğrafyasında Pisidia olarak anılan bölgenin  ( Burdur-Isparta Göller Bölgesi) güney sınırı yakınlarındadır.

Uzun çapı 210 metre, doğu batı yönündeki kısa çapı 110 m. olan oval biçimli bir tepedir. Yüksekliği ova düzleminden 7 m. en eski yerleşimin bulunduğu ana topraktan hesaplanırsa 9 m. den biraz fazladır. Höyük 1958 yılında,James Mellaarttarafından bölgede yapılan yüzey araştırmasında saptanmış olupKızılkayaadıyla tanımlanmıştır.

2010 yılı kazı sezonu sonunda kazılan alanların toplam yüzölçümü 15.000m2 yi aşmış ve höyük yüzeyinin % 70’e yakın kısmı kazılmıştır.

Höyükte birbirinden büyük zaman araları ile ayrılmış, değişik dönemlere ait 12 yerleşim katmanı ve başlıca iki yaşam kültür döneminin varlığı saptanmıştır.

Bunlardan eski olanı, ana toprak üzerinde başlayıp bazı yerlerde 7 m. kalınlığa varan bir birikim oluşturan Neolitik’in erken evresi (Erken Neolitik Çağ-ENÇ) ile onun geç dönemlerini aynı kültürün gelişmiş evrelerini temsil eden (Geç Neolitik Çağ-GNÇ) yerleşmeleridir. Bademağacında yaşanan ikinci çok evreli uzun kültür dönemi ise, İlk Tunç Çağı’nın orta evreleri ( İTÇ II) ile Orta Tunç Çağı (OTÇ) yerleşmeleridir.

Bademağacı Höyüğü Tabakalaşma Durumu

Erken Hıristiyanlık Döneme

Kilise

Ara

Orta Tunç Çağı ( OTÇ)

OTÇ 1 ve 2 yapı katları

İlk Tunç Çağı ITÇ III

ITÇ III 1 yapı katı

İlk Tunç Çağı ITÇ II

ITÇ II 1-3 yapı katları

İlk Tunç Çağı ITÇ I

?

Geç Kalkolitik GK

?

Ara

Erken Kalkolitik EK

?

Geç Neolitik GN

GN 1 ve 2 yapı katları

Erken Neolitik ( EN II)

EN II ( 1-3,3A,4,4A ve 4B yapı katları)

Ara

Erken Neolitik ( ENI)I

EN I / 5-9 Yapı Katları

Ana Toprak

Ham toprak üzerindeki ilk kültür birikiminde sürekli yerleşmeye ait herhangi bir mimarlık kalıntısı bulunmamış olmasına karşın, ele geçen arkeolojik bulguların (çç) ait olması gereken yerleşmeler, EN I/9. Yapı katı olarak ayrılmıştır. EN I’in diğer ara yapı evrelerinden EN I/8 yerleşmesine ait kireç katkılı bir taban sıvası (terrazzo) parçası dışında çok anlamlı mimari kalıntı bulunmamıştır.

EN II’den itibaren temel, duvar gibi gerçek anlamda mimarlık kalıntıları görülmeye başlanmıştır. EN II/ 4B’den EN II/1’e kadar yedi bağımsız yerleşme birimi halindeki bu yeni süreçte, plan bakımından birbirine çok benzeyen yapılar ortaya çıkmıştır. EN II’nin son yerleşmesinin tahribini izleyen Geç Neolitik (GN)’te mimarlık açısından önemli değişmeler gözlenmektedir.

Burdur Yöresi’nin Erken Kalkolitik’i için özgün nitelikli az sayıda boya bezemeli çç parçası kazı sırasında ele geçmiş ancak bunları kullanan insanların mimarlık kalıntılarına kazılmış olan alanlarda rastlanmamıştır.

Bölgede EK’dan bir hayli uzun zaman sonra başlayan Geç Kalkolitik ve onu izleyen İlk Tunç Çağı I Bademağacında son derece az sayıdaki çç buluntudan tanınmaktadır. Mimari durum hakkında hiçbir bilgi yoktur.  Gk ve ITÇ I bulguların yetersizliği dikkate alınarak, bu dönemlerde belki konar-göçer toplulukların höyükte kısa süreler için oturduğu düşünülebilir.

Neolitik’ten sonra mimarlık kanıtları ele geçen ilk yerleşim, İTÇ ortalarında olmuştur.

Bademağacı, İTÇ yerleşmeleri en az üç yapılaşma evresi halindedir. Bunlardan ilk ikisinde (İTÇ II/ 3, 2 yapı katları), yeni Bademağaçlılar evlerini Neolitik’te oluşmuş alçak höyüğün doğu, güney ve batı kenarları boyunca inşa etmiş ve höyük günümüze kadar gelen boyuta erişmiştir.

Tüm Batı Anadolu’da ITÇ II’nin yıkımına sebep olan ITÇ III kültürünün sahipleriyle ilgili olduğu genelde kabul gören kapsamlı halk hareketi, kuşkusuz Bademağacını da etkilemişti.  Bu dönem höyüğün orta kesiminde kalın duvarlı ve iki masif taş temelli kuleyle korunmuş kapısı olan bir bina ve güney kısımlarındaki, anlaşılır plan vermeyen kalın taş temelli duvar kalıntılarıyla temsil edilmektedir.

ITÇ III yerleşmesinin ortadan kalkmasının ardından höyük terk edilmiş, uzun yıllar höyükte yerleşme olmamıştı. OTÇ başlarında yeni bir göç hareketi ile höyüğe yeni toplulukların gelip iskânı yeniden başlattıkları anlaşılmaktadır. OTÇ yerleşmeleri nispeten kısa sürmüş ve höyükte daha sonra hiçbir yerleşme olmamıştır.

Bademağacı Höyüğü’nün kronolojik bakımdan en geç mimarlık kalıntısı, höyüğün ortalarındaki zirve kesiminde yer alan küçük kilisedir.