Antalya Müzesi Müdürlüğü

KELBESSOS

KELBESSOS

Bey Dağlarının Antalya’ya bakan Çağlarca-Doyran çanağında Ağırtaş mevkisinde bulunur. Trebenna ve Neopolis ile birlikte oluşturduğu bir üçgenin batı noktasını oluşturur. Termessos egemenlik alanı içerisindedir ve Termessos adına Helenistik Dönem’den Roma’ya kadar önemli bir uç kaledir. Askeri yerleşim olarak kurulmuştur. Roma içerisinde de bu askeri karakterini koruduğu ve bir sivil yerleşime dönüştüğü anlaşılmaktadır.

Bölgedeki epigrafik yüzey araştırmalarında incelenen 21 yazıt ışığında bu ören yerinin Kelbessos olduğu ve Pisidia Termessos’u egemenlik alanında peripolion statüsüne sahip olduğu ortaya çıkmıştır.

Oldukça tahrip olan yerleşimde Helenistik Dönemden başlayıp Geç Roma Dönemine kadar kalıntılar bulunmaktadır.  Savunma duvarının dışında, tepenin kuzey yamacına serpiştirilmiş olarak farklı yapı ve yapı grupları bulunur. Bunlar askeri yapılar, kamu yapıları konutlar, mezarlar ve işliklerdir. Bizans dönemine ilişkin olarak sadece bir şapel kalıntısı görülür.

Biri kuzeydoğuda, diğeri güneybatıda olmak üzere, iki nekropol çoğunlukla lahitlerle doludur. Asıl nekropol, kente çıkan yol boyunca Roma Dönemi yol mezarlıkları tipindedir. Çoğunluğu oluşturan lahitler Pisidia tipinde kalkan ve mızraklıdır. Ortalarında tabula ansata vardır.

Rampalar Helenistik Dönemde ve büyük ihtimalle 2. ve 3. yüzyıllar arasında inşa edilmiştir.

Kelbessos’taki en önemli özgün yapı bir yönetim yapısıdır. Her yönüyle yapı Roma Principia’sı olarak tanımlamaya uygundur.

Kelbessos peripolionunun Helenistik Dönem’den itibaren Termessos egemenlik alanına yerleşmiş sürekli bir garnizon olduğu ve hem şehir savunmasının bir kolu hem de gerektiğinde çevredeki kırsal birimlerde yaşayan halkın sığınabileceği güvenli bir kale olarak hizmet verdiği düşünülmektedir.