Antalya Müzesi Müdürlüğü

ONOBARA

ONOBARA

Onobara kalıntıları, Gökdere Vadisi'ndeki Gedeller Mahallesi’nin güneydoğusundaki Deveboynu Tepesi'nin güneydoğu ucundaki sırtta yer alır. Hakkında oldukça az bilgiye sahip olduğumuz yerleşim ilk kez 1892 yılında Rudolf Heberdey ve Ernst Kalinka tarafından keşfedilmiştir. Yerleşime dair en erken arkeolojik veriye Patara’daki Stadiasmus Patarensis’te rastlanılmaktadır. Söz konusu bu anıtta, Trebenna’dan  Onobara’ya gelen yolun denize ulaştığı anlatılmaktadır. Bu bilgiye dayanarak Onobara’nın Sarısu ağzında bir iskeleye sahip olduğu düşünülmektedir. Yerleşimde ele geçen yazıtlardan Onobara’nın Trebenna ile sympoliteia (siyasi birlik) halinde bulunduğu, dolayısıyla da Trebenna teritoryumunda kalan bir demos olduğu kabul edilmektedir.

Yerleşim, Gökdere vadisinin doğusunda kuzey-güney doğrultusunda uzanan Deveboynu tepesinin güney ucunda konumlanır. Onobara’nın konumlandığı tepenin sırtı tamamen kayalık, kuzeyi ve batısı ise oldukça sarptır. Bu nedenle yerleşim, tepenin en uygun yeri olan doğu yamacının güney ucunda konumlanmıştır. Deveboynu Tepe’sinin  batı ucunda görünen 2.00-2.50 m. kalınlığındaki sur duvarları, doğu yönünde 50 m. arayla iki kule ile desteklenerek kent merkezine yönelir. Yerleşim merkezinde görülen kalıntılar Roma ve Bizans dönemlerine aittir. Yapı malzemeleri neredeyse tamamıyla Roma iken , yapılar son halleriyle Bizans yapımıdır. Devşirme malzeme ile yapılan 3 odalı Bizans yapısı dikkat çekicidir. Bizans yapısının güneyinde, doğu-batı doğrultusunda konumlanmış 3 ayrı mekân daha vardır. Bizans dönemine ilişkin en önemli yapı ise iyi korunmuş küçük bir kilisedir.