Antalya Müzesi Müdürlüğü

PHOİNİKOS/PHOİNİKS

PHOİNİKOS/PHOİNİKS

Antalya İli, Finike ilçesi merkezinde bulunan ve Helenistik Dönemden günümüze dek iskan gören Phoinikos/Phoiniks antik kenti önemini coğrafi konumunun elverişliliği ve iyi bir limana sahip olmasına borçludur.

Thukydides ‘Phoenicia’nın Lykia sahillerinde, Phaselis çevresinde bir kent’ olduğunu belirtir. Kent, adını olasılıkla kurucusu Fenikeli tüccarlardan 2.bin içinde almış olmalıdır. Dolayısıyla, Lykia’ya olasılıkla Afrika’dan taşınan hurma ağacının adı olan ‘phoenix’ ile bağlantı kurulur.

Bugün yapıları eksilse de, Spratt ve Forbes’in 1842’deki ziyaretinin notları yerleşimin kalıntılarını açıklıkla anlatır: ‘Denizden bakıldığında kayalık yamaç üzerinde fark edilen kale, küçük kuleleriyle tam bir Orta Çağ yapısıdır. Kalenin önünde kesme taşlardan örülü kare bir kule yükselir. Üzerinde Türk Bayrağı, içinde de gümrük görevlisi durur. Kalenin yukarısındaki tepe araştırmalarımızda, Helenistik kule kalıntıları ve 5-6 adet lahit bulduk. Yazıtlardan biri Limyralı birine ait olduğunu gösteriyordu. Burası Limyra’nın limanı olmalıydı’.

Antik yapıların detaylarını Pace, 1926 yılı gözlemlerinden tamamlar: ‘ Kayalık üzerindeki kule 14,50x16x7,50 m. trapesoid biçimlidir. Alt sıraları Roma ve Bizans’tan kalmadır.’

Finike’de ticari bir liman, Gökliman’da da askeri bir liman vardı. Bu askeri liman, Phaselis’i denizden kuşatacak kadar deniz gücü olan Perikle’nin gemilerinin sığındığı limandı. Esasında Finike limanı Limyra antik kentinin deniz bağlantılarını sağlayan yer olması nedeniyle daha çok önem kazanmıştı.

Sur kalıntıları, Atatürk Parkı yakınındaki kule, Devlet Hastanesi karşısındaki falezlerin kuzeyinde ve Eski Hapishane yanındaki kaya mezarı izlenebilen kalıntılardır.

Bugünkü limanın hemen arkasında Helenistik kaleden kalan son duvarlar izlenir. Ön kesimde birkaç kez revizyon-onarım gördüğü anlaşılan üzerinde her dönemden izler taşıyan dış kale duvarlarının kalan kısımları görünür. En altta birkaç sıra Helenistik duvar parçaları, üzerinde de Bizans ve Osmanlı onarımları görülür. Yukarı iç kesimde Helenistik sur ve kulelerin kalıntıları ile bazı lahit parçaları bulunmaktadır. Hemen tümünün üstünü, geleneksel evler veya yeni yapılmış yapılar kaplamıştır. Limyra adına limanı kontrol eden Helenistik Kale, limana egemen bir konumda inşa edilmiştir.

Karasu tarafında iki kaya mezarı, batısındaki Üçtepe çevresinde de lahitler ve yapı kalıntıları izlenir. Gökliman’a bakan tarafta ise gözetleme kulesi ve çiftlik kalıntıları bulunur. Karasu boyunca kuzeye doğru Eski İskele tarafında geleneksel ahşap evler vardır.

Finike sularındaki en etkileyici hikaye 655 yılında yaşanır. Finike, Hicri 34 (İ.S. 655) yılında, Bizans ile Doğu Akdeniz havzasında giderek güçlenen İslami Arap egemenliği arasında geçen en büyük deniz savaşına sahne olmuştur. Mısır valisi Abdullah bin Sa’d komutasındaki Mısır donanması ile Suriye Valisi Muaviye’nin vekili Abu’l Avar komutasındaki Suriye filosu Likya kıyılarındaki Phoinikos/Phoiniks de bir araya gelerek veba, kıtlık ve 6.yüzyıldaki Pers istilası yüzünden çok güçsüz kalan Bizanslılara saldırmış ve Bizans ordusu bu saldırıya çok az bir direnç gösterebilmiştir.

Finike sularında bir işgal tarihi de 1606’dır. Aziz Stephanos Şövalyeleri üyeleri 4 Haziran 1606 da Finike’ye saldırarak kenti ele geçirmiştir.